Nasuhi Hasan Çolpan, genç yaşlarda Nusret Çolpan’ın atölyesinde çalışmalarına başlamış çini sanatına gönül vermiş ve geleneksel minyatür sanatı desen çizimi tekniklerini ustası Nusret Çolpan‘dan devralmıştır. Sanat yaşamı boyunca klasikten kopmadan çağdaş mimari yapılara uyum sağlayan eserler üretmeyi hedeflemiştir.
Özellikle **kamusal alan uygulamaları** üzerine yoğunlaşan Çolpan; binlerce insanın her gün önünden geçtiği metro durakları, kamu binaları, park duvarları ve kent meydanlarına çini panolar kazandırmıştır. Sanatçıya göre çini, yalnızca saraylarda veya müzelerde sergilenen bir tarihi eser değil; kentin nefes aldığı sokaklarda halkla buluşan canlı bir kültür mirasıdır.
Kullandığı özel kuvars çamuru ve klasik İznik renk skalası (kobalt mavisi, turkuaz, mercan kırmızısı, tatlı yeşil) sayesinde ürettiği duvar panoları, zorlu dış mekân atmosfer koşullarına yüzlerce yıl dayanabilecek niteliktedir.
Evli ve 3 çocuk babası olan Çolpan çalışmalarına Fatih’teki Atölyesinde devam ediyor